Blog

Diş Beyazlatma

DİŞ BEYAZLATMA

Güzel bir gülümseme, özgüveninizi artırır ve çekiciliğinizi yansıtır. Ancak, yaşlanma, beslenme alışkanlıkları, kahve, çay veya sigara gibi alışkanlıklar ve diğer faktörler nedeniyle dişlerimiz zamanla lekelenmeler ve sararmalar olabilir. Diş beyazlatma tedavisi bu sorunu çözmek için etkili bir yoldur. Diş Beyazlatma Tedavisi Nedir? Diş beyazlatma, dişlerin rengini açmak ve daha beyaz bir görünüm elde etmek için uygulanan bir işlemdir. Dişlerin zamanla renk değiştirmesi, çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Diş beyazlatma işlemi, bu renk değişikliklerini gidermek ve dişlerin daha beyaz ve estetik bir görünüme sahip olmasını sağlamak için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Dişlerdeki Renklenmelerin Sebepleri Nelerdir? Dişlerdeki renklenme çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilir: Yiyecek ve İçecekler: Kahve, çay, kırmızı şarap gibi leke oluşturan içecekler dişlerin üzerinde lekelenmeye neden olabilir. Aynı şekilde bazı yiyecekler de dişlerin renklenmesine katkıda bulunabilir, özellikle renkli soslar, meyve suları ve baharatlı yiyecekler. Sigara ve Tütün Ürünleri: Sigara içmek ve tütün ürünleri kullanmak dişlerde sararma ve lekelenmeye yol açabilir. Nikotin ve diğer kimyasallar diş minesine yapışarak renk değişikliklerine neden olabilir. Yetersiz Ağız Hijyeni: Dişlerin düzenli ve etkili bir şekilde fırçalanmaması, diş plağının birikmesine ve tartar oluşumuna yol açar. Tartar, sarı veya kahverengi bir görünüm oluşturabilir ve dişlerin renklenmesine katkıda bulunabilir. Yaşlanma: Yaş ilerledikçe, diş minesinin üzerindeki beyazlatıcı etkisi azalır ve dentin tabakası daha belirgin hale gelir. Bu da dişlerin daha sarı veya koyu renkte görünmesine neden olabilir. Genetik Faktörler: Bazı insanlar genetik olarak dişlerinin daha beyaz veya daha sarı olmasına yatkındır. Genetik faktörler, dişlerin renklenmesinde belirleyici bir rol oynayabilir. Travma veya İlaç Kullanımı: Diş travması veya bazı ilaçların (örneğin tetrasiklin) uzun süreli kullanımı, dişlerde renk değişikliklerine neden olabilir. Diş İçi Enfeksiyonlar: Diş kökü enfeksiyonları veya diş çürükleri gibi diş içi sorunlar, dişlerin renklenmesine yol açabilir. Bu faktörlerin kombinasyonu veya bireysel olarak etkileri, dişlerdeki renklenmenin derecesini ve türünü belirler. Diş Beyazlatma Tedavisi Yöntemleri Nelerdir? Diş beyazlatma yöntemleri, diş hekimleri tarafından uygulanan ve etkili sonuçlar veren yöntemlerdir. Bu yöntemler şunlardır: Klinik Diş Beyazlatma: Bu yöntemde diş hekimi, özel bir jel veya solüsyon kullanarak dişlerin üzerindeki lekeleri ve renk bozukluklarını giderir. İntraoral Beyazlatma: Bu yöntem genellikle dişin iç kısmındaki renk bozukluklarının giderilmesi için kullanılır. İntraoral beyazlatma genellikle tek seansta uygulanır. Veneerler: Veneerler, dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan ince porselen veya kompozit tabakalardır. Veneerler, dişlerin rengini ve şeklini düzeltmek için kullanılır. Veneerler sayesinde dişler beyazlatılabilir ve estetik bir görünüm elde edilebilir. Diş Kaplama: Diş kaplama, dişlerin üzerine yerleştirilen ve dişin rengini ve şeklini düzeltmek için kullanılan ince porselen veya kompozit kaplamalardır. Diş kaplamaları, dişlerin beyazlatılmasına ve estetik bir görünüm elde edilmesine yardımcı olur. Bu yöntemlerin hangisinin kullanılacağına, diş hekiminin muayenesi ve değerlendirmesi sonucunda karar verilir. Her bireyin diş beyazlatma ihtiyaçları farklıdır, bu yüzden diş hekiminiz size en uygun yöntemi önerecektir. Diş beyazlatma işlemi zararlı mıdır? Diş hekimi kontrolünde yapılan beyazlatma işlemi güvenli bir prosedürdür ve herhangi bir zararı yoktur. Dişlerdeki renklenmeler ve ihtiyaçlar herkes için farklı olabilir, bu nedenle diş hekiminizle görüşerek size özgü bir tedavi planı oluşturmanız oldukça önemlidir.

Ortodonti

ORTODONTİ: SAĞLIKLI VE ESTETİK BİR GÜLÜMSEME

Gülümsememiz, ilk izlenimimizi oluşturan ve bizi daha çekici kılan önemli bir faktördür. Ancak, düzensiz dişler, çene uyumsuzlukları veya dişlerin hizalanmasındaki problemler gülümsememizi olumsuz etkileyebilir. Neyse ki, ortodonti, bu sorunların üstesinden gelmek ve sağlıklı, estetik bir gülümseme elde etmek için bize yardımcı olan bir diş hekimliği dalıdır. Ortodonti Nedir? Ortodonti, dişlerin ve çene yapısının düzeltilmesi ve hizalanmasıyla ilgilenen bir diş hekimliği dalıdır. Bu alan, düzensiz dişlerin tedavisi, çene uyumsuzluklarının düzeltilmesi için çeşitli tedavi yöntemlerini içerir. Ortodontistler, dişlerin, çenelerin ve yüzün birlikte çalışmasını inceleyerek, estetik ve fonksiyonel olarak uyumlu bir gülümseme sağlamak için çeşitli tedavi planları uygularlar. Ortodontik sorunlar, kişinin gülümsemesini etkileyebilir, estetik kaygılara yol açabilir ve ayrıca dişlerin temizlenmesi ve çiğneme işlevinin düzgün şekilde yerine getirilmesi gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ortodontik Sorunlar Nelerdir? Ortodontik sorunlar, dişlerin düzensiz hizalanması, çene ilişkisi bozuklukları ve dişlerin çene yapısıyla uyumsuz olduğu durumları içerir. Bu sorunlar genellikle genetik faktörler, çene gelişimiyle ilgili problemler veya travma gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bazı ortodontik sorunlar: Dişlerin Düzensiz Hizalanması Çapraşık Dişler: Dişlerin birbiri üzerine bindiği veya çapraz bir şekilde yer aldığı durumlardır. Sıkışık Dişler: Çene yapısının sınırlı olması nedeniyle dişlerin yetersiz alanda hizalanmasıdır. Açık Dişler: Dişler arasında boşluklar bulunması durumudur. Çene İlişkisi Sorunları Ön Dişler: Üst dişlerin alt dişlerin önünde olmasıdır. Arka Dişler: Alt dişlerin üst dişlerin önünde olduğu durumlardır. Çapraz Kapanış: Üst ve alt dişlerin çapraz şekilde yer almasıdır. Diş Eksiklikleri: Doğuştan eksik olan veya travma sonucu kaybedilen dişler. Dişlerin Uyum Problemleri Protrüzyon: Ön dişlerin normalden fazla öne çıkık olduğu durum. Retrognati: Üst ve alt çenelerin geriye doğru yerleştiği durum. Dişlerin Eksik Uyumlu Olması: Dişlerin çene yapısına uygun olmadığı durumlar. Ortodontik sorunlar, estetik kaygıların yanı sıra çiğneme fonksiyonunu, konuşmayı ve genel ağız sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle, ortodontik tedavi bu sorunları düzeltmek ve sağlıklı bir gülümseme ve uyumlu bir çene yapısı elde etmek için önemlidir. Tedavi seçenekleri, sorunun ciddiyetine, yaşa ve hastanın tercihlerine göre belirlenir. Ortodontik Tedavinin Gerekli Olduğu Durumlar Nelerdir? Dengeli olmayan yüz ve çene yapısı Ağızdan solunum Parmak emme, tırnak yeme, yanak – dudak ısırma durumları Uzun süre emzik ve biberon kullanma Çiğneme ve konuşmada zorlanma İleride veya geride konumlanan çene yapıları Önde konumlanmış dişler Çapraşık, yanlış yerde konumlanmış dişler veya gömük dişler Süt dişlerin erken ya da geç kayıpları Alt ve üst dişlerin hiç temas etmemesi durumlarında vakit kaybedilmemesi önemlidir. Ortodontik Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Ortodontik tedavi yöntemleri, dişlerin ve çenenin düzeltilmesi ve hizalanması için kullanılan çeşitli yöntemleri kapsar. Ortodonti tedavisinde sıkça kullanılan yöntemler aşağıdaki gibidir: Geleneksel Metal Braketler (Diş Teli) Bu yöntemde, dişlerin ön yüzeyine küçük metal braketler yapıştırılır ve braketler birbirine bağlayan tellerle desteklenir. Bu teller, dişlerin hizalanmasını ve düzelmesini sağlamak için düzenli olarak ayarlanır. Seramik Braketler Geleneksel metal braketlere benzer şekilde çalışan seramik braketler, dişlerin daha doğal ve estetik bir görünüm kazanmasını sağlar. Seramik braketler, diş rengine daha yakın bir renkte olabilir ve daha az fark edilirler. Şeffaf Plaklar Şeffaf plaklar, özel olarak hazırlanan ve dişlere uygun şekilde oturan özel plastik plaklardır. Tedavi sürecinde, plaklar düzenli olarak değiştirilir ve dişlerin hareketini sağlamak için kontrollü bir şekilde uygulanır. Şeffaf plaklar, estetik açıdan avantajlıdır ve çıkarılabilir oldukları için temizlik ve yemek gibi günlük aktivitelerde kolaylık sağlar. Lingual Braketler Lingual braketler, dişlerin arka yüzeyine, dile yakın bir şekilde yapıştırılan braketlerdir. Bu sayede, braketlerin görünürlüğü en aza indirilir. Lingual braketler, estetik kaygısı olan kişiler için tercih edilebilir, ancak dil ile uyum sağlamak biraz daha zor olabilir. Hareketli Apareyler Hareketli apareyler, genellikle çene ilişkisi problemlerinin düzeltilmesi veya dişlerin hafif düzeltmesi için kullanılır. Bunlar, çene ve dişler üzerinde baskı uygulayan özel cihazlardır ve düzenli olarak ayarlanarak tedavi süreci ilerler. Ortodontik tedavi yöntemleri, her bireyin ihtiyaçlarına ve tedavi gereksinimlerine bağlı olarak değişebilir. Ortodontik Tedavi Süreci Nasıldır? Ortodontik tedavi süreci, hastanın ihtiyaçlarına, tedavi planına ve kullanılan yöntemlere bağlı olarak farklılık gösterebilir. Ancak genel olarak aşağıdaki adımları içerir: Muayene ve Teşhis: İlk aşamada, bir ortodontist tarafından detaylı bir muayene yapılır ve dişlerin, çenenin ve yüz yapısının incelenmesi sağlanır. Röntgenler, diş izlenimleri ve fotoğraflar gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Bu aşamada, hastanın ortodontik sorunları belirlenir ve tedavi ihtiyaçları değerlendirilir. Tedavi Planlaması: Ortopantomografi, çene filmi ve diğer görüntüleme yöntemleri kullanılarak detaylı bir tedavi planı oluşturulur. Bu plan, dişlerin nasıl hizalanacağı, çene ilişkisinin nasıl düzeltileceği ve kullanılacak tedavi yöntemlerinin belirlenmesini içerir. Braketlerin veya Plakların Yerleştirilmesi: Tedavi başlangıcında, uygun tedavi yöntemleri kullanılarak dişlere veya çeneye yerleştirme işlemi yapılır.. Bu adımda, dişlerin ve çenenin düzeltilmesi için gereken kuvvetler ve ayarlamalar yapılır. Düzenli Kontroller: Ortodontik tedavi sürecinde, düzenli kontroller yapılır. Bu kontrollerde, braketler veya plaklar düzeltilir, teller ayarlanır ve gerekirse ek tedavi adımları uygulanır. Tedavi Sürecinin İzlenmesi: Ortodontik tedavi süreci boyunca, dişlerin hareketi ve çene ilişkisinin düzelmesi izlenir. Röntgenler, fotoğraflar ve diğer değerlendirme yöntemleri kullanılarak ilerleme takip edilir ve tedavi planı gerektiğinde revize edilebilir. Tedavi Sonrası Süreç: Tedavi tamamlandığında, braketler çıkarılır veya şeffaf plaklar kullanımı sona erer. Bu aşamada, çoğunlukla retainer adı verilen özel bir aparey kullanılır. Retainer, dişlerin yeni pozisyonlarını korumak için kullanılır ve belirli bir süre boyunca düzenli olarak takılır. Ortodonti, düzensiz dişler, çene uyumsuzlukları ve diğer diş problemleriyle başa çıkmak için etkili bir çözümdür. Diş hekiminiz, dişlerinizin ve çene yapısının incelenmesi sonucunda ihtiyaçlarınıza uygun bir tedavi planı oluşturacak ve sizin için en uygun tedavi yöntemini belirleyecektir.

ENDODONTİ: KÖK KANAL TEDAVİSİ

Diş sağlığı, genel sağlığımızın önemli bir parçasıdır ve dişlerde oluşabilecek problemler zamanında tedavi edilmezse ciddi sorunlara yol açabilir. Bu problemlerden biri de kök kanal enfeksiyonlarıdır. Endodonti olarakta bilinen kök kanal tedavisi, dişleri kurtarmak ve ağız sağlığını korumak için etkili bir tedavi seçeneğidir. Endodonti Nedir? Endodonti, dişin iç yapısını ve kök kanallarını tedavi eden bir diş hekimliği dalıdır. Dişin iç kısmında, mine ve dentin tabakalarının altında, canlı bir doku olan pulpa bulunur. Pulpa, damarlar, sinirler ve bağ dokusundan oluşur. Kök kanalları ise pulpanın içinden geçen dar kanallardır ve dişi çene kemiğine bağlar. Endodonti, kök kanal enfeksiyonlarını, pulpa iltihaplarını ve dişin iç yapısındaki diğer sorunları tedavi eder. Bu tür sorunlar genellikle ağrı, hassasiyet ve diş apsesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Endodontik tedavi, enfekte veya hasar görmüş pulpayı çıkartarak, kanalları temizleyerek dezenfekte etme ve daha sonra bu kanalları dolgu malzemeleriyle doldurma işlemidir. Kök Kanal Enfeksiyonlarının Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir? Kök kanal enfeksiyonları, dişin iç yapısında bulunan pulpanın enfekte olmasıyla ortaya çıkar. Bu enfeksiyonlar genellikle aşağıdaki nedenlere bağlı olarak gelişebilir: Derin Çürük: Diş çürüğü ilerlediğinde, bakteriler dişin mine ve dentin tabakalarını aşarak pulpaya ulaşabilir. Bu da pulpanın enfekte olmasına neden olabilir. Travma veya kırık diş: Dişe gelen bir darbe, kırık veya çatlaklar pulpanın zarar görmesine yol açabilir. Zarar gören pulpa enfekte olabilir. Yapay restorasyonlar: Yetersiz bir dolgu veya diş dolgusu sızdırmaları, dişteki bakterilerin pulpaya ulaşmasına ve enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Kök kanal enfeksiyonlarının bazı belirtileri ise şunlar olabilir: Ağrı: Enfekte pulpa, şiddetli ve sürekli bir diş ağrısına neden olabilir. Ağrı genellikle hassasiyetle birlikte artar. Hassasiyet: Sıcak, soğuk veya tatlı yiyecekler ve içeceklerle temas ettiğinde dişte hassasiyet hissi oluşabilir. Şişlik: Enfeksiyon varsa, diş etlerinde şişlik veya apse oluşabilir. Bu durumda çiğneme veya dokunma sırasında rahatsızlık hissedilebilir. Renk değişikliği: Enfekte pulpa, dişin renginde değişikliğe neden olabilir. Dişte koyu renkli lekeler veya diş renginde belirgin bir değişiklik fark edilebilir. Diş eti akıntısı: Enfeksiyonlu bir kök kanal, diş etlerinde akıntıya neden olabilir. Bu akıntı kötü bir tat veya koku ile birlikte gelebilir. Diş hareketliliği: İlerlemiş bir kök kanal enfeksiyonu, dişin yerinden oynamasına veya hareket etmesine neden olabilir. Kök Kanal Tedavisi Aşamaları Nelerdir? Kök kanal tedavisi genellikle birkaç seansta tamamlanabilir. İlk seansta pulpa çıkarılır ve kök kanalları temizlenir. Ardından, bir sonraki seansta kök kanalları dezenfekte edilir ve doldurma işlemi gerçekleştirilir. Tedavi süresi, enfeksiyonun şiddetine, dişin konumuna ve karmaşıklığına bağlı olarak değişebilir.Kök kanal tedavisi sonrasında, diş hekiminiz dişin restorasyonunu tamamlar. Restorasyon, dişin gücünü ve yapısını geri kazandırır ve ağız sağlığını korur. Kök Kanal Tedavisinin Avantajları Nelerdir? Kök kanal tedavisi, dişin korunmasını sağlamak ve çekilmesini önlemek için yapılan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavinin birçok avantajı vardır: Enfekte veya hasarlı bir pulpa nedeniyle tehlikede olan bir dişin içindeki enfeksiyonu ve iltihabı temizleyerek, dişin doğal yapısını korur. Bu sayede, diş çekimi gerçekleşmez ve boşluğun estetik veya fonksiyonel sorunlara yol açması engellenir. Enfekte pulpa, genellikle ciddi ağrı, hassasiyet ve rahatsızlık hissine neden olur. Kök kanal tedavisi, enfeksiyonu ortadan kaldırarak ağrının azalmasını ve rahatlamanızı sağlar. Ayrıca, tedavi süreci sırasında lokal anestezi kullanıldığından, tedavi sırasında da ağrı hissetmezsiniz. Kök kanal tedavisi, dişin yapısını ve dayanıklılığını geri kazandırır, böylece doğal çiğneme fonksiyonunu sürdürmenizi sağlar. Bu da yiyecekleri düzgün bir şekilde çiğnemenizi ve sindirime yardımcı olur. Diş çekimi sonrası oluşan boşluklar, estetik açıdan hoş olmayan bir görünüme neden olabilir. Kök kanal tedavisi, dişin korunmasını sağladığı için estetik bir sorun oluşmaz. Restoratif prosedürlerle, dişin doğal görünümü geri kazanılır ve estetik bir sonuç elde edilir. Kök kanal tedavisi, dişin iç yapısını tedavi ederek uzun vadeli bir çözüm sunar. İyi bir şekilde uygulandığında, tedavi sonrasında dişin fonksiyonunu ve sağlamlığını yıllarca sürdürebilirsiniz. Diş hekiminizin önerilerini dikkate alarak düzenli diş bakımı yapmanız, tedavinin uzun ömürlü olmasına yardımcı olur. Kök kanal tedavisi, dişin korunması ve doğal yapıya dönmesi için etkili bir tedavi yöntemidir. Kök kanal tedavisi için en doğru planlamayı ve tedavi sürecini diş hekiminiz belirleyecektir.

DİŞ BEYAZLATMA

Günümüzde güzellik algısının öne çıkması ile birlikte en çok kullanılan estetik işlemlerden biri, diş beyazlatma işlemidir. Dent İzmit Uzman Diş hekimlerimiz tarafından uygulanan diş beyazlatma işlemi, Bleaching olarak da bilinmektedir. Diş beyazlatma, sararan dişlere Hidrojen Peroksit veya benzer maddeler kullanılarak yapılan bir renk açma işlemidir. Dişlere uygulanan maddeler oksijen açığa çıkar ve oksijenin ayrılması ile dişin rengi de açılmış olur. Diş beyazlatma (teeth whitening) işlemleri, çoğunlukla kahverengi, gri ve sarı renkli dişlere sahip kişilerin dişlerinin daha beyaz görünmesi için uygulanmaktadır. Diş Beyazlatma İşlemi Hazırlık Aşamaları Beyazlatma işlemi için ilk olarak alanında uzman ve tecrübeli bir hekim araştırılması yapılmalıdır. Dentizmit Ağız ve Diş Polikliniğimizde bulunan uzman doktorlarımızdan İzmit, Gölcük ve Kartepe ilçeleri başta olmak üzere randevu alarak diş beyazlatma işlemine hazırlık aşamalarından başlayabilirsiniz. Diş beyazlatma işlemine başlamadan önce ilk olarak diş çürüklerinin tedavi edilmesi gerekmektedir. Bunun sebebi ise beyazlatıcı malzemenin çürük alanları geçerek iç kısımlara ulaşabilmesidir. Çürüklerin tedavi edilmeden beyazlatma işleminin yapıldığı durumda ise, dişlerde hassasiyet ve sızlamalar oluşabilir. Bir başka hazırlık işlemi ise, dişlerin mine tabakasının tedavi edilmesidir. Bunun nedeni, mine tabakası olmayan dişlerin, dişetinin ortaya çıkmasıdır. Diş Beyazlatma Tedavileri Diş yapısına, hastanın isteklerine göre değişen diş beyazlatma tedavileri, beş farklı şekilde uygulanmaktadır. Bu tedaviler; Ev Tipi Diş Beyazlatma Ofis Tipi Diş Beyazlatma (Klinikte beyazlatma) Tek Diş Beyazlatma (Kanal tedavisi görmüş dişleri içten beyazlatma) Kombine Diş Beyazlatma (Ev ve ofis tipi beyazlatma) Zoom Beyazlatma (Klinikte beyazlatma) Yukarıda verilen tedavilerin arasında en çok kullanılan tedavi çeşidi; ev tipi beyazlatma ve ofis tipi beyazlatmadır. Ofis Tipi Beyazlatma: Bu tedavi çeşidi beyazlatma uygulamaları içerisinde en etkili yöntemdir. Ofis tipi beyazlatma tedavisi sırasında uygulama da kullanılan beyazlatıcıların, peroksit miktarları daha yüksek olduğu için beyazlatma daha hızlı ve daha kalıcı olur. Daha etkili bir beyazlatma için, diş beyazlatma işlemine başlamadan önce hastaya mutlaka diş taşı temizliği yapılmalıdır. Ofis tipi beyazlatma işlemi çoğunlukla 2 veya 3 seanstan oluşmaktadır. Fakat bu seans sayıları dişin renklenmesine göre değişecektir. İşlemden önce dişetlerinin zarar görememesi için koruyucu jel ile kapatılır ve beyazlatma için kullanılacak jel dişlere sürülür. Ortalama 15 dakikalık aralıklarla 2 veya 3 kere dişlere tekrar beyazlatma jeli uygulanır. Ofis tipi beyazlatma tedavisi süresi içerisinde çay, kahve, alkol ve sigara gibi ürünlerden uzak durulması gerekmektedir. Ev Tipi Beyazlatma: Ev tipi beyazlatma uygulamasında, diğer uygulama da olduğu gibi diş rengi belirlenerek alınan ölçü doğrultusunda hastanın diş yapısına uygun şeffaf plak üretilir. Bu tedavi sürecinde daha az Karbamid Peroksit içeren beyazlatma ajanı kullanılır. Tedavi öncesinde hazırlanan şeffaf plak ve beyazlatıcı malzeme bir tüp içerisine konarak hastaya verilir ve nasıl kullanılması gerektiği uzman hekim tarafından hastaya açıklanır. Hasta, hazırlanan ilacı 2 defa, 2 hafta veya sadece gece yatmadan önce uygulanarak, 1 veya 2 hafta kullanılır. Diş Beyazlatma Tedavisi Aşamaları Diş beyazlatma tedavisi birtakım aşamalar üzerinden ilerler. Sırasıyla bütün aşamalar dikkatli şekilde uygulandığında sağlıklı ve beyaz dişlere kavuşmak oldukça kolay hale gelecektir. Diş beyazlatma tedavisi aşamaları; 1) Diş Temizliği: Beyazlatma işleminden önce diş temizliği ile dişte bulunan tartar, diş taşı ve lekeler temizlenir. 2) Renk Tespiti ve Fotoğraflama: Temizlenen dişlerin bir skala ile rengi ölçülür ve fotoğrafı çekilir. Bunun nedeni ise, beyazlatma işleminden sonra ortaya çıkan farkın ne kadar fazla olduğunu görmektir. 3) Koruyucu Önlemlerin Alınması: Beyazlatma işlemini yapan doktor, hastanın ağzına bir retraktör yerleştirir. Yerleştirilen bu parça sayesinde, yanaklar ve dudakların dişler ile temas etmesi engellenir. Dişeti Bariyeri: Uygulama esnasında dişetine yapıştırılır ve beyazlatıcı jelin dişetlerine zarar vermesini engeller. 4) Beyazlatma Jelinin Kullanımı: Diş beyazlatma jeli, bütün dişlerin görünen her yüzeyine, boşluk kalmayacak şekilde uygulanır. Uygulama yapılırken jelin, çok kalın veya çok ince olmamasına dikkat edilmelidir. 5) Beyazlatma Süreci: Diş beyazlatma işlemi, uygun görülen tedavi ile uygulanmaya başlanır. Diş Beyazlatma Fiyatları Uygulanan tedaviye göre değişen diş beyazlatma fiyatları, 2020 yılı diş beyazlatma işlemi için Türk Diş Hekimleri tarafından KDV dahil 1100 TL olarak belirlenmiştir. Diş beyazlatma tüm dişler: 1100 TL Tek diş seans ücreti: 155 TL Diş Beyazlatma İşlemi Ne Kadar Sürer Diş beyazlatma işleminin süresi kişiden kişiye ve dişlerin rengine göre değişiklik göstermektedir. Ortalama olarak dişlerin beyazlama süresi 2 veya 3 hafta arasındadır. Antibiyotik kullanımı sonucunda oluşan grileşmelerin tedavisi, sarı renge göre daha zordur ve beyazlaşma süresi daha uzundur. Dentizmit Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimizde uzman hekimlerimiz kaç haftalık tedavi planı uygulayacağına karar verdikten sonra, beyazlatma işlemi seanslar halinde uygulanır. Bu seanslar yaklaşık 30-60 dakika arasında değişmektedir. Diş Beyazlatma İşlemi Kimlere Uygulanmaz Diş beyazlatma işlemi zararsız bir işlem olduğu gibi bazı hastalara uygulanması bazı sorunlar yaratmaktadır. Diş beyazlatma işlemi kimlere uygulanmaz; 16 yaşından küçük hastalara Hamile kadınlara Çok hassas dişlere sahip hastalara Dişeti rahatsızlığı olan hastalara Beyazlatıcı maddelere alerjisi olan hastalara Beyazlatma İşleminden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler Uygulanacak tedavi için uzman hekim tarafından dikkat edilmesi gereken bazı detaylar vardır. Ağartma işlemi diye de bilenen diş beyazlatma işleminden önce dikkat edilmesi gerekenler şöyledir; Uygulamayı yapacak hekim tarafından, diş yapısı ve diş minesinin sağlıklı olup olmadığı gözlemlenmelidir. Diş üzerinde kaplama, dolgu veya kanal tedavisi gibi başka tedavilerin olup olmadığı hastaya sorulmalıdır. Dişlerde hassasiyet ya da dişlerin boyun bölgelerinde kök açıklıkları var mı diye incelenmelidir. Hastanın günlük hayattaki sigara, alkol ve kahve tüketimi alışkanlıkları öğrenilmelidir. Diş Beyazlatma İşleminden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler Beyazlatma işlemi sonrasında beyazlığın daha uzun sürmesi için dikkat edilmesi gereken bazı ürünler vardır. İşlemden sonra hasta, birkaç gün aşırı soğuk ve aşırı sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınmalıdır. İçerisinde renk verici madde bulunan ürünler tüketilmemelidir. İşlemden sonraki ilk 3 gün çok önemlidir ve bu sürede dişler çok hassastır. Beyazlatma işleminden sonra 1 hafta veya 10 gün tüketilen gıdalara dikkat edilmelidir. Diş beyazlatma işleminden sonra dikkat edilmesi gerekenler; Çay Kahve Şarap Meyve Suyu Salça Koyu Renkli İçecekler Kırmızı Et Soya Sosu Çikolata Koyu Renkli Gıdalar Renkli Diş Macunları Leke Bırakan Rujlar Beyazlatılan Dişler Ne Kadar Süre Beyaz Kalır Diş beyazlatma işleminden sonra kişilere göre beyazlık süresi değişmektedir. Uygulamadan sonra verilen diyet listesine uyan ve dişlerini yasaklı gıdalardan koruyan kişilerde beyazlık 3-4 yıl devam ederken, dikkat etmeyen kişilerde ise en az 3 ay beyazlık devam etmektedir. Çay, şarap, kahve ve sigara kullanımı fazla olan kişilerde beyazlık ömrü çok daha kısa olmaktadır. Dişlerin beyazlığını koruması için tekrar eski rengine dönmeden, 6 aylık aralıklarla diş kontrolleri yapılmalıdır. Eğer gerekli görülürse 6 ayda veya 1 yılda

ÇOCUKLARDA DİŞ KIRILMASI

Çocuğunuzun Dişi Kırıldığında veya Düştüğünde Ne Yapmalısınız? Daha önce böyle bir durumda kalmadıysanız, tepkinize dikkat etmelisiniz. Çocuğunuz dişi kanasa, ağlasa veya çok acı çekse bile sakin kalmanız ve panik yapmamanız çok önemlidir. Çocuklarda diş kırılması anında, sorunun hızlı bir şekilde çözülmesi için atılması gereken doğru adımları bilmek faydalıdır: Çocuğunuzun dişi düşerse… Diş parçasını bulun, temizleyin ve saklayın Çocuğunuzun ağzını suyla çalkalayın Şişliği kontrol altına almak için yüzüne bir buz torbası veya soğuk bir kompres koyun. Bir diş hekimi ile iletişime geçin. Zarar görmüş fakat ağız sağlığını etkilemeyecek bir bebek dişiyse, diş hekimi hasarın uzun süreli olmayacağı için dişi korumaya veya normal bir dişin görünümünü geri kazandırmak ve çocuğunuzun rahatı için düzeltmeye karar verebilir. Çocuğunuz dişi kırılırsa… Dişi bulun, kökünden değil taç kısmından tutun ve kırık dişi serum fizyolojik ‘te, avulse dişi sütte saklayın… Çocuğunuzun ağzını suyla çalkalayın. Kanamayı kontrol altına almak için bölgeye temiz bez ile basınç uygulayın. Derhal diş hekiminize gidin. Çocuğunuzun dişini yaralanmadan sonraki 30 dakika içinde yeniden yerleştirmek, dişin hayatta kalma şansını büyük ölçüde artırır. Kırılmış ve aşınmış bir diş çocuğunuz için stresli olsa da, sakin kalmak ve pedodonti diş hekiminizle hızlı bir şekilde iletişime geçmek, mümkün olan en iyi çözümü bulmanızı sağlar. Kırılmış / Yontulmuş Diş Bir Bebek Dişiyse? Bir bebek dişini kaybetmek ciddi sorun olarak görünmeyebilir, çünkü zamanı gelince kalıcı dişle değiştirilecektir, ancak yine de diş hekimine gitmeniz gerekir. Bir bebek dişinin erken kaybı, artık çiğneme ve yetişkin dişlerini normal pozisyonlarına yönlendirme görevini yerine getiremediği ve ortodontik tedavi olasılığını artırdığı anlamına gelir. Yontulmuş bir diş, bakterilere karşı daha duyarlıdır ve bu nedenle çürüklere ve diğer enfeksiyonlara karşı daha hassastır. Çıplak gözle görülemeyen, ancak yine de ağız bakterilerinin dişin hassas iç çekirdeğine girmesine ve enfeksiyona neden olmasına izin veren bir açıklık olabilir, bu nedenle diş hekimini ziyaret etmek de gereklidir. Ömür boyu sürecek sağlıklı diş hayatını oluşturmanıza yardımcı olmayı seviyoruz. İmplant tedavisi hakkında detaylı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

İMPLANT TEDAVİSİ

Dent İzmit İmplant Tedavisi Nedir Dent İzmit implant diş tedavisi, eksik dişlerin yerine çene kemiğinin içerisine çoğunlukla vidalı dişler yerleştirilerek yapılan bir işlemdir. İzmit implant diş polikliniğinde alanında uzman hekimlerimiz eşliğinde hastalarımızın tedavileri yapılmaktadır. İmplant tedavisinde çene içerisine çoğunlukla titanyumdan üretilmiş yapay diş kökleri yerleştirilir. Daha sonra kökün üzerine protez diş yerleştirilir. İmplantlar diş tedavilerinde oldukça fazla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bunun sebebi; yerleştirilen vidaların çene dokusuna uyum sağlaması ve diğer dişlere herhangi bir zarar vermemesidir. Dent izmit olarak implant yorumlarınızı bize iletebilirsiniz. Diş implant tedavisi geniş uygulama alanına sahiptir. Sadece tek bir dişin yerine kullanıldığı gibi tam dişsiz ağızlarda da implant, uygulanan bir tedavidir. İmplant diş, çene içerisinde diş kökü görevi görür ve gerçek diş gibi rahatlıkla yemek yemenizi, konuşmanızı ve gülümsemenizi sağlar. İmplant tedavisi, diş tedavileri içerisinde en çok kullanılan tedavi yöntemi olmuştur ve diş hekimleri tarafından çok fazla tercih edilmektedir. Yapay diş tedavisi için implant yapan yerler oldukça önemlidir. İzmit en iyi diş implant tedavisi için alanında uzman ve son gelişmeler hakkında bilgi sahibi olan bir hekimle çalışmanız gerekmektedir. Kocaeli İzmit açık diş hastanesi ihtiyacınızda Dent izmit hizmetinizde. İmplant Kimlere Uygulanabilir İmplant diş tedavisi 18 yaşını doldurmuş, genel sağlık durumu iyi, çene, ağız ve yüz gelişimini tamamlamış bütün kişilere uygulanabilir. İmplant tedavisine başlamadan önce çekilen röntgen ile kişinin çene yapısının implanta uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Şeker hastası olan kişilerin tedaviye başlamadan önce hastalıkların düzene sokması gerekmektedir. İmplant tedavisi yapılacak kişi, kan sulandırıcı herhangi bir ilaç kullanıyorsa bu ilaç tedaviye başlamadan önce kesilmelidir. Kemik erimesi olan kişiler, hastalıklarına yönelik tedaviyi tamamladıklarında implant tedavisi görebilirler. İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır Tedaviye başlamadan önce, ilk olarak hasta hekim tarafından detaylı muayene edilir ve röntgen çekilir. Daha sonra ise çene kemiklerinin ve diğer dişlerin ölçüsü alınır. İzmit diş polikliniğinde implant tedavisi çoğunlukla iki aşama ile uygulanır. İlk aşamada implantın yerleştirileceği alan lokal anestezi ile uyuşturulup diş eti dikkatli bir şekilde kaldırılır. Uygun ölçülerle hazırlanan implant kemikte hazırlanan yere yerleştirilir ve yerleştirme işleminden sonra geçici başlık takılır. İkinci aşamada ise Dental implant kemiğe yerleştirildikten sonra üstü diş eti ile kapatılır ve iyileşmesi beklenir. Takılacak protez başlıklar daha sonra takılır. Her iki aşamada da çeneye geçici bir köprü takılır. Yapılan her iki işlemden sonra da alt çene 3 ay, üst çene 6 ay iyileşmesi için beklenir. Diş çekimi sonrası implant tedavisi için en az 3 ay diş boşluğunun dolması gerekmektedir. İmplant tedavisi uygulamalarında akla takılan en önemli sorulardan biri ise, bir çeneye kaç implant yapılır sorusudur. Tam dişsiz ağızlarda, sabit protez yapmak için üst çene kemiğine 7-10 implant, alt çene kemiğine ise 5-7 implant uygulanmaktadır. Çene ve ağız yapısına göre bir çeneye 26 veya 28 implant yapılabilir. İmplant tedavisinde son yıllarda oldukça fazla tercih edilen bir yöntem olan; Lazer destekli implant, yeni nesil bir tedavi yöntemidir. Lazerli implant, dikiş gerektirmeyen bir tedavi yöntemidir. İmplant Tedavisinin Avantajları ⦁ Dişleriniz doğal ve mükemmel görünür. ⦁ Diğer uygulamalarda dişler konuşurken kayabilir fakat implant işleminden sonra böyle bir olasılık yoktur. ⦁ Diş kökleriniz çok daha sağlam olacaktır. ⦁ Takma dişlere kıyasla yemek yemek çok daha kolaydır. ⦁ Özgüven ile konuşmanızı ve gülümsemenizi sağlar. ⦁ Diğer diş tedavilerine göre çok daha dayanıklıdır. ⦁ Doğal dişlerden bir farkı olmadığı için temizlenmesi kolaydır ve ekstra uğraş gerektirmez. ⦁ Diğer dişleri etkilemediği için ağız ve diş sağlığını bozmayacaktır. ⦁ Gülüş tasarımı için gerekli olan işlemlerden biridir. İmplant Diş Fiyatları 2020 Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından belirlenen en ucuz implant fiyatları; Kemik İçi İmplant (Tek Silindirik İmplant Ücreti Hariç): 2070 TL Sert Doku Gretleme (Kemik Tozu Ücreti Hariç): 855 TL Overdenture (İmplant Ücreti Hariç, Tek Çene): 2530 TL Sinus Lifting (Biomateryal Ücreti Hariç, Tek Çene): 815 TL Veneer Kron (Zirkonyum, Kıymetli Metal Ücreti Hariç): 1660 TL Veneer Kron (Porselen, Kıymetli Metal Ücreti Hariç): 715 TL Tam Seramik Kron (Metal Desteksiz Porselen): 175 TL İmplant Markaları İmplant uygulamalarında farklı markalar kullanılmaktadır. Avrupa diş implantı, Amerikan diş implantı, Almanya diş implantı, İsviçre diş implantı ve yerli diş implantı olarak dental implant markları öne çıkmaktadır. İmplant markaları çoğunlukla üretildikleri ülkelere göre tercih sebebi olmaktadır. En iyi implant markaları şöyledir; Alphabio İmplant: Amerika merkezli bir implant markasıdır. AB İmplant: İsrail merkezli bir implant markasıdır. DTI İmplant: Yerli implant markasıdır. Thommen İmplant: İsviçre merkezli bir implant markasıdır. İmplance: Yerli bir implant markasıdır. Tekka İmplant: Fransa merkezli bir implant markasıdır. CSM İmplant: Güney Kore merkezli bir implant markasıdır. Zinedent: Yerli bir implant markasıdır. Zimmer: İsviçre ve Amerika ortaklığıyla üretilen bir implant merkezidir. Hiossen İmplant: Amerika merkezli bir implant markasıdır. Bredent: Almanya merkezli bir implant markasıdır. AstraTech İmplant: İsviçre merkezli bir implant markasıdır. Neoss: Birleşik Krallık merkezli bir implant markasıdır. IBS Dental İmplant: Güney Kore merkezli bir implant markasıdır. Keystone Dental İmplant: Amerika merkezli bir implant markasıdır. MegaGen: Kore merkezli bir implant markasıdır. Mode Dental: Yerli bir implant markasıdır. Nucleoss İmplant: Yerli bir implant markasıdır. Bicon Dental İmplants: Amerika merkezli bir implant markasıdır. BioHorizons: Amerika merkezli bir implant markasıdır. BioTech İmplant: Fransa merkezli bir implant markasıdır. Camlog İmplant: Almanya merkezli bir implant markasıdır. Dentaurum: Almanya merkezli bir implant markasıdır. Dentsply Ankylos İmplant: Amerika merkezli bir implant markasıdır. EuroTeknika: Fransa merkezli bir implant markasıdır. Devlet Hastanesinde İmplant Tedavisi Mümkün mü? Son yıllarda en çok tercih edilen kemik içi implant tedavisi, devlet ve özel hastanelerde uygulanmaktadır. Devlet hastanesinde implant tedavisini yaptırmak isteyenler, ilk olarak devlet üniversitelerine bağlı hastanelere başvurmalıdır. SGK implant tedavisini bazı durumlarda karşılamaktadır. SGK hangi durumlarda implantı karşılar; Kemik içerisinde çok fazla doku kaybı, kist ve tümör varsa, Her iki çenede de tek taraflı dişsizlik varsa, Diş eksikliği varsa, Dudak rahatsızlıklarında, damak yarığı gibi durumlarda her çene için en fazla 4 adet implant SGK tarafından karşılanmaktadır. Bu durumların bulunduğu kişilere, SGK tarafından 700 TL implant desteği verilmektedir. SGK implant fiyatları ortalama 2.000 TL ve 10.000 TL arasında değişmektedir.  İmplant Tedavisi ve Köprü Tedavisinin Farkı Hasar gören veya kaybedilen dişlerin yerinin doldurmak için implant ve köprü tedavisi olmak üzere 2 farklı yol vardır.  Kaybedilen dişe köprü yaptırma işlemi, yandaki dişlerin kesilmesi ve ölçüsü alınarak yapılan protezin dişe yerleştirilmesiyle gerçekleştirilir. İmplant diş yaptırma işlemi ise, çene kemiğine diş vidalama işlemiyle gerçekleştirilir. Dişte köprü mü İmplant mı sorusunun cevabı için arasında

GÜLÜŞ TASARIMI

Gülüş Tasarımı Nedir – İzmit Ağız ve Diş Polikliniği Ağız bakımı denilince çoğunlukla diş kayıpları, diş ağrısı, ağız kokusu, diş sarılığı gibi problemler akla gelmektedir. Son yıllarda İzmit başta olmak üzere diş ve diş etlerine bağlı gülüş tasarımı estetiği oldukça önemli hale gelmiştir. Yıllar içerisinden ortaya çıkan diş çürümeleri, diş sararmaları, diş çarpıklıkları, diş etinde oluşan estetik sorunlar, birçok kişinin sosyal hayatını ve hatta psikolojik durumlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durumlar kişilerin öz güveninin zedelenmesine ve hatta toplum içerisinde gülmekten çekinmesine yol açmaktadır. Kişiler herhangi bir diş problemi yaşamasa bile ağız yapısının görüntüsünde değişiklik yaratmak, diş eti yapısının orantısızlığını gidermek ve daha estetik gülüşe sahip olmak için gülüş tasarımı yaptırmaktadır. Kocaeli İzmit ilçesinde Gülüş tasarımı talepleriniz için polikliniğimizle iletişime geçebilirsiniz. Gülüş tasarımı (digital smile design), estetik görüntüsü bozulan dişleri ve diş etlerini daha güzel bir görünüme kavuşturmak için kişinin yüz hatları ve ağız yapısına uygun gülüş dizaynı yapılmasıdır. Güzel gülüş estetiği ağız bakımında pek çok nedenden dolayı tercih edilen bir uygulamadır. Günümüzde en fazla çarpık dişlere gülüş tasarımları yapılmaktadır. Dişlerin çarpık yapısını düzeltmek ve daha güzel gülümseme için birçok kişi tarafından tercih edilmektedir. Çoğunlukla çekici estetik gülüş, sportif gülüş, Hollywood gülüşü ve entelektüel gülüş gibi modeller üzerinden tasarımlar yapılır. Diş tasarımları, kişinin yüzüne en uygun tasarımı planlayarak, en doğal görünüme ulaşmayı sağlayan bir işlemdir. Güzel bir gülümseme, kişilere psikolojik olarak güven verirken aynı zamanda iletişime geçtiği başka insanlar tarafından da daha iyi bir intibaya da neden olacaktır. Günümüzde, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte daha güzel gülüşlere sahip olmak için yapılan çalışmalar ‘estetik diş hekimliği’ kavramını hayatımıza sokmuştur. Hollywood Gülüşü Nedir Hollywood gülüşü son yıllarda oldukça popüler olan bir gülüş estetiğidir. Hollywood gülüş estetiği, Hollywood starlarının gülümsemelerinden yola çıkarak geliştirilen bir gülümseme türüdür. Hollywood gülüşü belirli bazı standartlara göre uygulanmaktadır. Bu standartlar şöyledir; Gülümseme esnasında kişinin azı dişlerine kadar bütün dişlerinin görünmesi gerekir. Ön dişleri güzel ve düzgün olmalıdır. Dişe yapılan dolgu gibi işlemlerin gözükmemesi gerekir. Üst kısımda bulunan kesici dişlerin diğer dişlere göre daha belirgin ve daha önde olması gerekir. Alt kısımda bulunan kesici dişlerin gülümseme esnasında gözükmesi gerekir. Kişi gülümserken üst dişler en fazla 2 mm görünmelidir. Dudaklar düzgün ve simetrik olmalıdır. Dudakların büyüklüğü yüz genişliğinin yarısı kadar olmalıdır. Hollywood Gülüşü için Gerekli Olan İşlemler Nedir Diş Beyazlatma Bonding İmplant Pembe Estetik Diş Kaplama Hollywood gülüşünde belirlenen standartlara uyum sağlamak için bazı durumlarda estetik müdahaleler gerekmektedir. Örneğin; Dudakların orantısını sağlamak için dudak estetiği veya yüz hatlarını düzenlemek için botox uygulaması. Gülüş Tasarımı İçin Uygulanan İşlemler Nelerdir Gülüş dizaynları, kişiye göre farklı gülümseme tasarımı gerektirmektedir. Uygulanacak olan işlem belirlenirken hastanın; cinsiyeti, ağız yapısı, yaşı, diğer yüz hatları ve yapılacak olan işlemden beklentileri göz önüne alınarak uygulanır. İlk olarak var ise dişlerde oluşan çürükler ve diş etinde oluşan hastalıklar tedavi edilmelidir. Tedavi işlemi bittikten sonra dişler temizlenmelidir. Daha sonra hastanın beklentisine göre veya ihtiyaçlarına göre işlemler belirlenmelidir. Bu işlemler ise; Diş eti estetiği Diş beyazlatma İmplant ve protez uygulamaları Lamine diş kaplaması veya zirkonyum diş kaplamları Ortodontik Tedaviler Gülüş Tasarımı Nasıl Yapılır Gülüş tasarımı yapılırken ilk olarak hastanın yapılacak işlemlerden ne gibi bir beklentisi olduğunu anlamalı ve ihtiyaçları çok iyi belirlenmelidir. Hastadan alınan ölçüler üzerinden modeller oluşturularak, problem ve planlamalar yapılır. Son yıllarda teknolojinin hızla yaygınlaşması ve ilerlemesi ile gülüş düzeltme işlemleri bilgisayarlar yardımıyla modellenmekte ve planlanmaktadır. Bu işlemlerde çok büyük bir paya sahip olan teknoloji akıllı gülüş tasarımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha sonra hastanın ağız içinin ve yüz hatlarının fotoğrafları, bilgisayar ortamında çeşitli programlar üzerinden ölçümlenir ve yüz şekline göre dijital gülüş tasarımı planlanır. Bu planlamalar ve modeller ile tedavi sonrasında hastanın kavuşacağı görünüme en yakın tasarımı, programlar ile hastanın yüzüne uygunluğunu görmek için hastaya sunulur ve fikirleri alınır. Planlamalar ve ölçüler tamamlandıktan sonra ortodontik tedaviye gerek kalmazsa hastanın diş etlerinde var olan seviye bozuklukları giderilir. Eğer diş yapısında bir eksiklik varsa implant tedavisi veya gerekli görülen cerrahi uygulamalar gerçekleştirilir. İmplant veya cerrahi tedavilerin ardından iyileşme dönemi tamamlandıktan sonra gerekli görülürse diş beyazlatma işlemi uygulanır. Bu aşamalardan sonra eğer dişlerde biçimsel bir bozukluk varsa bunlar estetik dolgular veya porselen, lamine ya da zirkonyum kaplamalar ile giderilir. Uygulanan bütün diş ve diş eti işlemlerinden sonra hastaya provalar yapılır ve bu provalar sonucunda tasarıma son hali verilir. Bazı durumlarda, gülüş tasarımları yapılırken medikal estetik uygulamalarından da faydalanılmaktadır. Bu uygulamalarda amaç, dudağa ve yüze yapılan dolgularla gülümseme tasarımını ön plana çıkarmaktır. Gülüş Tasarımında Dikkat Edilmesi Gereken Faktörler İşlem yapılacak hastanın yaşı Hastanın dudak yapısı Tasarım yapılacak dişlerin uzunluğu Hastanın diş etlerinin yapısı Hastanın dudak ve diş uyumu Tasarımı yapacak olan diş hekiminin alanında uzman olması Gülüş Tasarımında Tedavi Süresi Ne Kadar Gülüş tasarımında tedavi sürecini en verimli ve sağlıklı şekilde devam ettirmek için, alanında uzman en iyi gülüş tasarımı doktorları ile çalışmanız hem tedavi süresi hem de sağlıklı bir gülümseme için çok önemlidir. Gülüş tasarımlarında tedavi süresi her hastada farklılık göstermektedir. Bunun sebebi ise her hastanın farklı şikayetlerinin bulunması veya ağız yapısının farklı genel durumudur. Tedavi süresi bazı hastalarda sadece 1 gün olurken, bazı hastalarda ise bu sure 15 güne kadar çıkmaktadır. Gülüş tasarımlarında tedavi süresi ortalama 2 ile 10 gün arasında değişmektedir. Gülüş Tasarımı Ortalama Fiyatları Gülüş tasarımı fiyatları belirlenirken, dikkat edilmesi gereken iki önemli faktör vardır. Bunlardan ilki kişinin ağız, yüz ve kemik yapısını kapsayan genetik etkenler olurken, ikincisi ise hastanın tasarım sonrası için oluşan beklentisidir. Tedavi esnasında oluşan herhangi bir komplike durumda, gülüş estetiği fiyatları üzerinde değişiklik olmaktadır. Gülümseme tasarımı 2020 fiyat ortalaması 1.000 TL ve 30.000 TL gibi geniş bir fiyat aralığında değişmektedir. Örneğin; Laminate Veneer tedavisinde kullanılan tek diş 2.500 TL olarak fiyatlandırılırken, tek çene fiyatı ise 25.000 TL aralığında değişmektedir. Bu belirlenen ortalama fiyatı arttıran bazı unsurlarda vardır. Örneğin; Zirkonyum gülüş tasarımı fiyat olarak verilen bütçenin daha fazla olasına neden olacaktır. Zirkonyum diş kaplama, estetik amacı veya zarar görmüş dişler ve eksik dişlerin tedavisi için diş üzerinden belli oranda kesilip, ölçüsü alınarak laboratuvarda üretilen ve diş üzerine yapıştırılan bir kaplamadır. Zirkonyum dişler, “Metal destekli” ve “Metal desteksiz” olarak iki farklı şekilde uygulanır. Zirkonyum gülüş tasarımı fiyat belirlemesi 2020 yılı için şu şekildedir; Zirkonyum Kaplama: 1.000 TL – 1.500 TL Porselen Kaplama: 500 TL – 800 TL Cam

ZİRKONYUM DİŞ

Zirkonyum diş klasik kuron-köprü protezlerinde porselenin alt yapısındaki metale alternatif olarak kullanılabilen beyaz renkli bir alaşımdır. Kullanım alanları oldukça geniştir. Çok fazla madde kaybı olan dişlerin restorasyonlarında, diastema (iki diş arasındaki boşluk) durumlarında hasta ortodontik tedavi istemiyorsa, ileri derecede renkleşmenin bulunduğu durumlarda diş beyazlatma ile yeteri kadar sonuç alınamıyorsa, hafif çapraşıklıkların giderilmesinde (ortodonti istenmiyorsa), dişlerin kuron boylarıyla ilgili uzatma işlemlerinin yapılacağı durumlarda, rengi ve yapısı bozulmuş eski dolgulu dişlerde, arka bölge dişlerde diş eksikliği olan durumlarda köprü olarak ( implant diş tedavisi tercih edilmiyorsa), ön grup implant üstü protezlerde ve gülüş estetiğini düzenlemede kullanılabilir. Zirkonyumun ışık geçirgenliğinin çok iyi olması sebebiyle doğal dişlere yakın, estetik bir görüntü sağlanabilmektedir. Klasik porselenlerin alt yapılarında kullanılan metal sebebiyle bu saydam ve estetik görüntü tam olarak sağlanamaz, dişler daha opak görünür. Zirkonyum ile tüm bunlar önlenmiş olur. Ayrıca zirkonyumun doku dostu bir malzeme olması sebebiyle dişetiyle uyumu da çok iyidir. Metal porselenlerdeki dişin boyun bölgesinde dişetinde görülen morumsu görüntü zirkonyumda oluşmaz. Öneri İçerik: Diş Kaplama Nedir Kaplama Türleri

Arama

Önerilenler