Blog

AĞIZ VE DİŞ BAKIMI

Ağız ve Diş Bakımı Ağız ve Diş Bakımı Ağız ve Diş Bakımı Ağız ve Diş Bakımı Ağız ve Diş Bakımı Nedir Ağız ve diş bakımı sağlıklı bir ağız, güzel bir gülüş tasarımı ve kişilere güzel bir ilk izlenim bırakmak için oldukça önemlidir. Ağız ve diş sağlığı, kişilerin günlük hayatlarını oldukça etkiler, beslenme, konuşma ve estetik görüntü açısından da büyük önem taşır. Ağız bakımını düzenli gerçekleştirmeyen kişiler, yiyecek ve içecekleri yeterinde sağlıklı öğütemez ve hatta konuşma esnasında sesleri çıkarmakta bile zorlanabilirler. Ağız bakımının amacı, ağız içerisinde bakteriyel plakların kontrol altına alınması ve olası ağız rahatsızlıklarının önüne geçmektir. Dent İzmit Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak hazırladığımız ağız sağlığının önemi: Bilmeniz gerekenler Bakteriyel plak veya diş kiri olarak da adlandırılan bu oluşum, dişlerde meydana gelen çürüklerin, dişeti iltihaplarının ve diş taşlarının en büyük nedenidir. Ağız hijyeni, bireylerin yeterli zaman ayırarak kolayca gerçekleştirebileceği bir işlemdir. Kişisel bakımın en önemli parçası olan ağız bakımı, günlük rutine bağlı yapılması gereken bir bakımdır. Sağlıklı bir ağız için gün içerisinde en az 2 kere ve en az 2 dakika süre ile dişler fırçalanmalıdır. Ağız bakımı büyüme döneminden itibaren dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bebeklik sürecinden itibaren ağız bakımına dikkat edilen çocukların, süt dişlerinin yerine gelen kalıcı dişler sağlıklı ve düzgün şekilde oluşur. Bu sebeple ağız ve diş bakımı çok küçük yaşlardan itibaren yapılmalıdır ve alışkanlık haline getirilmelidir. Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır Sağlıklı bir ağız kişinin tüm günlük fonksiyonlarını etkileyecek önemi taşımaktadır. Ağız bakımı nasıl yapılmalıdır; Ağızdaki diş ve dişetlerinin bakımı için, florürlü diş macunu ve dişlerinize uygun yumuşaklıkta bir diş fırçası ile dişler günde en az 2 kere yukarı ve aşağı yöne doğru fırçalanmalıdır. Diş fırçasıyla veya dil temizleyicisiyle dil temizlenmelidir. Plak ve diş tartarı oluşumlarını engellemek için, her fırçalamadan sonra dişlerin arasında kalan maddeler diş ipi kullanılarak temizlenmelidir. Fırçalama işleminden sonra daha temiz bir ağız için ağız bakım suyu kullanılmalıdır. Dişlerde plak ve çürük oluşturacak şeker ve şeker içeren gıdalara dikkat edilmelidir. Dişlerin üzerinde leke ve sararmaların olmaması için çay, kahve ve sigara kullanımı en aza indirilmelidir. 6 ayda bir düzenli olarak bir diş hekimi tarafından ağız ve diş kontrollerinizi yaptırmalısınız. Ağız ve Diş Bakımında Neler Kullanılır Sağlıklı bir ağız bakımı gerçekleştirmek için kullanılan ürünler ve malzemelerde oldukça önemlidir. Ağız bakımında neler kullanılır; Diş Fırçası: Dişlere uygun yumuşaklıkta seçilen diş fırçaları, naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Diş Macunu: İyi bir diş fırçasıyla beraber kullanılan diş macunu, florür konsantrasyonu yüksek ve anti bakteriyel ajanlar içeren bir ürün olmalıdır. Diş İpleri: Diş fırçalama esnasında fırçanın erişemediği diş aralarını temizlemek için kullanılır. Ağız Gargaraları: Ağızda oluşan bakterilerin çoğalmasını engelleyen gargaralar, ağız kokusunu ortadan kaldırır ve mikroorganizmaların gelişmesini engeller. Ağız gargaraları tek başına kullanıldığında çok fayda sağlamaz. Daha yüksek verim almak için dişler, fırçalandıktan ve diş ipiyle temizlikten sonra kullanılmalıdır. Diş Arası Fırçaları: Diş araları için özel hazırlanan fırçalar, diş aralarını fırçalamak için kullanılmaktadır. Doğru Diş Fırçalama Yöntemi Nasıl Olmalıdır Diş fırçalama, ağız ve diş sağlığı için en önemli eylemdir. Fırçalama işleminden verim almak için dişlerin düzgün ve güzel fırçalanması gerekmektedir. Fırçalama diş etinden dişe doğru, süpürür biçimde yapılmalıdır. Diş fırçası avuç içinde değil, kalem tutar gibi tutulmalıdır. Dişetinden dişe doğru fırçalama işlemi, ağız içinde dişeti olan bütün bölgelere uygulanır. Azı dişlerinin çiğneyici yüzeyinde bulunan oluk bölgelerinde bu fırçalama işlemi geçerli değildir. Bu yüzeyde fırçalama ileri geri hareketlerle yapılır. Diş fırçalama her dişin 3 veya 4 kere fırçalanması ile tamamlanır. Fırçalama işlemini düzenli şekilde yapan kişiler ortalama 2 dakika içerisinde fırçalamayı bitirir. Bu işlem sabah uyandıktan ve akşam yatmadan önce tekrarlanmalıdır. Ağız Bakımında Kullanılan Kimyasal Plak Kontrolü Kimyasal plak kontrolünde kullanılan ürünler ağız gargaralarıdır. Ağız ve diş sağlığının düzenli bakımı için bazen mekanik temizlik zorunlu hale gelir. Ağız gargaraları, düzenli ağız bakımının yanında uygulandıklarında yarar sağlar. Ağız bakımı yapıldıktan sonra yapılan temizliğe ek olarak gargaralar her fırçalamadan sonra kullanılır. Günlük gargaralar, eczane ve marketlerde reçetesiz satılırken anti bakteriyel gargaralar sadece diş hekimlerinin tavsiyesi üzerine kullanılmaktadır. Yemeklerden sonra gargara yapmak, yemeklerden kalan yemek artıklarını ağızdan ve dişlerden uzaklaştırmak için oldukça yararlıdır. Diş hekimlerinin önerdiği gargaralar ise, tedavi edici ve profesyonel işlemler için kullanılır. Ağız gargaraları ağız içerisinde temiz ve ferah bir his bıraktığı için bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda hastalara tavsiye edilmektedir. Ağız Bakımı Neden Önemlidir Ağız hijyeni tüm yaş gruplarının sağlığını ve yaşam kalitesini etkileyen en önemli etkendir. Ülkemizde çok fazla dikkat edilmeyen ağız bakımı, zamanla diş ve dişeti hastalıklarına neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre ortalama her 100 kişinin içinden 85-90 kişinin diş ve dişeti rahatsızlıkları olduğu tespit edilmiştir. Ağız bakımının önemi çoğunlukla yeme içme ve çiğneme fonksiyonlarını etkilemektedir. Kişilerin günlük yaşamanı her konuda etkileyen ağız hijyeni, sosyal hayatta gülümseme, konuşma problemlerine de neden olmaktadır. Düzgün ve düzenli yapılmadığı durumlarda ağız içinde ve hatta sindirim sisteminde meydana gelecek farklı hastalıkları ortaya çıkaracaktır. Düzenli Ağız Bakımı Yapılmadığında Ortaya Çıkan Sağlık Problemleri Ağız bakımı, sosyal hayatı etkilediği gibi birçok sağlık problemlerinin de nedenidir. Düzenli ağız bakımı yapılmadığında ortaya çıkan sağlık problemleri; Kalıcı hale gelen solunum yolu hastalıkları Hamilelikte meydana gelen erken doğum riskleri Mide ve bağırsak hastalıkları Ortopedik hastalıklar Kan ile oraya çıkan dolaşım sistemi rahatsızlıkları Sindirim sistemi rahatsızlıkları Ağız ve diş hastalıklarının belirtileri ve nedenleri makalesi size yol gösterici olacaktır. Çocuklarda Ağız Bakımı Ne zaman Yapılmalıdır Bir kişinin ilerleyen yaşlarda ağız bakımını alışkanlık haline getirmesi için çocukluktan bu alışkanlığı edinmiş olması gerekir. Bebeklik döneminde ağız bakımı, 6-8 aylık olduklarında yani ilk dişler ağızlarında göründüğünde başlanır. Bebeklerde yutma riski olduğu için 2 yaşına kadar diş macunu kullanımı önerilmez. 2 yaşından sonra diş fırçasına mercimek büyüklüğünde macun konularak dişler fırçalanmaya başlanır. 2 yaşından küçük bebeklerde, sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce dişler temiz bir tülbent ya da gazlı bez ile silinebilir. Bunların dışında bebekler için üretilmiş yumuşak diş fırçaları da tercih edilebilir. 7 yaşından küçük çocuklarda ise bir tekniğe bağlı diş fırçalama oldukça zordur. Bu yaşta asıl önemli olan çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Diş fırçalama esnasında çocuklar belli bir süre anne babalarının kontrolünde olmalıdır. Bunun nedeni ise anne babaların ağız sağlığı için çocuklara uygun eğitimi vermeleridir. Yaşlılarda Ağız Bakımı Yaşlanma ile birlikte kişilerde vücut direnci düşmekte ve ağız içi hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Ağız bakımı zayıf olan yaşlı kişilerde zamanla beslenme ve sistemik hastalıklar,

DİŞ VE AĞIZ HASTALIKLARININ BELİRTİLERİi VE NEDENLERİ

Diş ve Ağız Problemlerinin Belirtileri Diş hekiminizi ziyaret etmek için diş ve ağız semptomlarınız (belirti) olana kadar beklememelisiniz. Yılda iki kez diş hekimine gitmek, genellikle siz herhangi bir belirti fark etmeden önce olası sorunu tespit etmelerine yardımcı olacaktır. Diş sağlığı sorunlarına ilişkin aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, mümkün olan en kısa sürede diş hekiminizi görmek için randevu almalısınız: Ağızda bir veya iki hafta içinde iyileşmeyen ülserler, yaralar veya hassas alanlar Fırçalama veya diş ipi kullandıktan sonra kanama veya şişmiş diş etleri Kronik ağız kokusu Sıcak ve soğuk içeceklere ani hassasiyet Diş ağrısı Gevşemiş dişler Diş eti bozulması Çiğneme veya ısırma esnasında ağrı Yüz ve yanağın şişmesi Çenenin tıklanması (ses gelmesi) Çatlak veya kırık dişler Sık ağız kuruluğu Bu semptomlardan herhangi birine yüksek ateş ve yüzde veya boyunda şişme eşlik ederse, acil tıbbi yardım almalısınız. Kocaeli İzmit ve çevre ilçelerde bulunan hastalarımız kliniğimizi ziyaret ederek Ağız sağlığı ve diş bakımı hakkında daha fazla bilgi edinebilirler. Diş ve Ağız Hastalıklarının Nedenleri Ağız boşluğunuz her türlü bakteri, virüs ve mantarı toplayabilir. Bazıları oraya aittir ve ağzınızın normal florasını oluşturur. Küçük miktarlarda genellikle zararsızdırlar. Ancak şeker oranı yüksek yiyecekler asit üreten bakterilerin gelişebileceği koşullar yaratır. Bu asit diş minesini çözer ve diş çürüklerine neden olur. Dişetindeki bakteriler, plak adı verilen yapışkan bir matriste gelişir. Diş fırçalama ve diş ipi ile düzenli olarak çıkarılmazsa plak birikir, sertleşir ve dişinizin uzunluğu boyunca aşağı doğru hareket eder. Bu, diş etlerinizde diş eti iltihabı olarak bilinen duruma neden olabilir. Artan iltihap, diş etlerinizin dişlerinizden çekilmeye başlamasına neden olur. Bu süreç, sonunda ciddi sorunlar yaratır. Diş eti hastalığının bu daha ileri evresine periodontitis denir. Aşağıdakiler dahil diş eti iltihabına ve periodontite neden olan birçok faktör vardır: Sigara içmek Zayıf fırçalama alışkanlıkları Şekerli yiyecek ve içeceklerde sık sık atıştırma Şeker hastalığı Ağızdaki tükürük miktarını azaltan ilaçların kullanımı Aileden geçiş veya genetik Kadınlarda hormonal değişiklikler Asit reflü veya mide ekşimesi Asit nedeniyle sık sık kusma Ağız ve Diş Hastalıklarının Teşhisi Ağız ve dişle ilgili sorunların çoğu diş muayenesi sırasında teşhis edilebilir. Bir muayene sırasında diş hekiminiz aşağıdakileri yakından inceleyecektir: Diş Ağız Boğaz Dil Yanaklar Çene Boyun Diş hekiminiz, teşhise yardımcı olmak için çeşitli tıbbi aletlerle dişlerinize hafifçe vurabilir. Diş hekiminin muayenehanesindeki bir teknisyen, dişlerinizin her birinin görüntüsünü almak için ağzınızın diş röntgenini çekecektir. Hamileyseniz diş hekiminize bu durumu söylemelisiniz. Hamile olan kadınların röntgen çektirmemesi gerekir. Dişlerinizi ölçmek için prob adı verilen bir alet kullanılabilir. Bu küçük cetvel, diş hekiminize diş eti hastalığınız veya diş eti çekilmeniz olup olmadığını anlamaya yardımcı olur. Sağlıklı bir ağızda dişler arasındaki ceplerin derinliği genellikle 1 ile 3 milimetre (mm) arasındadır . Bundan daha yüksek herhangi bir ölçüm dişeti hastalığınız olduğu anlamına gelebilir. Diş hekiminiz ağzınızda herhangi bir anormal durumlarla karşılaşırsa, diş eti biyopsisi yapabilir. Biyopsi sırasında küçük bir doku parçası alınır. Alınan örnek daha sonra kanserli hücreleri kontrol etmek için mikroskop altında incelenmek üzere bir laboratuvara gönderilir. Eğer ağız kanseri şüphesi varsa, diş hekiminiz ayrıca şu görüntüleme testlerini görmek isteyebilir: Röntgen MRI taraması CT tarama Endoskopi Dişlerinizi beyazlatma hizmeti detaylarını öğrenmek için Diş Beyazlatma hakkında ilgili makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

DİŞ KAPLAMA

Diş Kaplama Nedir? Diş kaplamaları, görünümlerini iyileştirmek için dişlerin ön yüzeyine tutturulan ince, diş renginde kaplamalardır. Genellikle porselen kaplama veya reçine kompozit malzemelerden yapılırlar ve dişlerinize kalıcı olarak yapıştırılırlar. Kaplamalar, yontulmuş, kırılmış, rengi bozulmuş veya ortalamadan daha küçük dişler dahil olmak üzere bir dizi farklı kozmetik sorunu tedavi etmek için kullanılabilir. Bazı insanlarda, kırılmış veya yontulmuş bir diş durumunda yalnızca bir kaplama yapılabilir, ancak çoğu, eşit, simetrik bir gülümseme oluşturmak için altı ila sekiz kaplama yapılır. Üstteki ön sekiz diş, en sık uygulanan kaplamalardır. Kaplama Türleri Nelerdir? Diş kaplamaları en çok porselenden yapılır. Geleneksel diş kaplamalarının uygulanması, bazen “hazırlıksız kaplamalar” olarak adlandırılan alternatiflere kıyasla daha yoğun bir hazırlık çalışması gerektirir. Lumineers ve Vivaneeres gibi seçenekleri içeren bu hazırlıksız kaplamaların uygulaması daha az zaman alır. Geleneksel diş kaplamalarının uygulanması tipik olarak diş yapısını aşındırmayı, bazen dişin bir kısmını mineyi geçmiş olsa bile çıkarmayı içerir. Bu, uygun yerleştirmeye izin verir, ancak aynı zamanda geçmesi ağrılı olabilen ve sıklıkla lokal anestezi gerektiren geri dönüşü olmayan bir prosedürdür. Öte yandan, veneerler tabakalar, biraz diş hazırlığı veya değişiklik gerektirebilir, ancak bu değişiklikler minimum düzeydedir. Çoğu durumda, hazır olmayan kaplamalar lokal anestezi gerektirmez. Kaplamalar diş implantları veya kuronlarla aynı değildir. Kaplamalar dişin ön yüzeyini kaplar. İmplantlar ise tüm dişin yerini alır. Kuronlar aynı zamanda tüm dişi kaplarken, kaplamalar dişin sadece ön yüzeyini kaplar (bir gülümseme ile görülebilir) Geleneksel porselen kaplama ile Lumineers gibi “hazırlıksız” kaplamalar arasındaki farklar: Porselen kaplama; dişlerinizin daha beyaz ve daha düz görünmesini sağlar. Dişlerinize kalıcı olarak bağlanırlar. Hazırlık ve başvuru süreci oldukça uzundur. Lumineers kaplama; dişlerinize uygulamak için daha az hazırlık gerektirir. Ancak kaplamalar kadar uzun süre dayanmazlar. Ayrıca ciddi şekilde lekelenmiş veya hasar görmüş dişleri gizlemede o kadar etkili değildirler. Dişlerinizde kaplama gerektiren bir durum gördüğünüzde Dent İzmit uzman diş hekimlerimiz ile iletişime geçebilirsiniz. Diş Kaplamalarının Faydaları Nelerdir? Kaplamaların en büyük yararı, dişlerinizin görünümünü iyileştirmek, size daha parlak ve daha eşit bir gülümseme sağlamaktır. Diş kaplamaları genellikle aşağıdaki kozmetik olayları tedavi etmek için kullanılır: Kırık veya yontulmuş dişler Beyazlatma ile düzeltilemeyen renk değişikliği Dişlerdeki boşluklar Ortalamadan küçük dişler Sivri veya alışılmadık şekilli dişler Kaplamalar, seçtiğiniz kaplama türüne bağlı olarak on yıldan uzun süre dayanabilir ve bu da onları gülümsemenize daha fazla güvenmenizi sağlayacak yarı kalıcı bir yatırım haline getirir. Bu makale ilginizi çekebilir –> Gülüş Tasarımı Kaplamalarınıza Nasıl Bakmalısınız? Diğer diş hekimliği prosedürlerinin aksine, bu işlemin iyileşme süreci uzun sürmez. Kaplamalar yapıştırıldığında, kısa sürede normalde yaptığınız gibi yiyebilir ve çiğneyebilirsiniz. Anestezinin etkisi geçerken yanaklarınızı veya dilinizi çiğnememeye dikkat edin. Bazı durumlarda, kaplamalar uygulandıktan hemen sonra, biraz sert olduklarını fark edebilirsiniz. Bu pürüzlü noktalar birkaç gün normal yeme ve diş fırçalamadan sonra aşınır; Aksi takdirde diş hekiminiz onları düzeltebilir. Sağlık bakanlığının sagligim.gov.tr ağız ve diş sağlığı sayfasından da faydalı bilgilere ulaşabilirsiniz. Geleneksel porselen kaplamalar tipik olarak 10 ila 15 yıl dayanır ve hazırlıksız veneerler yaklaşık 5 ila 7 yıl dayanır. Belirli önlemler almak, bunlardan mümkün olan en uzun ömrü elde etmenize yardımcı olabilir. Bu önlemler şunları içerir: Herhangi bir sert nesneleri çiğnemeyin. Ambalaj veya paketleri açmak için asla dişlerinizi kullanmayın. Ön dişlerinizle çiğnememeye çalışın. Daha sert yiyecekleri sadece arka dişlerinizle yiyin. Geceleri dişlerinizi gıcırdatır veya sıkarsanız, kaplamalarınızı korumak için bir atel veya tutucu kullanın. Spor yapıyorsanız, ağız koruyucu takmalısınız.

Arama

Önerilenler